Karadeniz ve Tuna arasında bulunan güneşli bölge Dobruca’nın üzüm bağları ile ilgili tarihi Daçyalılar zamanında başladı. Fazla şarap tüketiminden hoşlanmayan Burebista adlı kralın halkı şarap içmemeye teşvik ettiği rivayet ediliyor. Daçyalılar şarabı tanrıların hediyesi olarak gördüklerinden, şaraba çok düşkündüler. 2000 yıl önce Karadeniz’e sürgün edilen şair Ovidius Publius Naso’nun kederini bir kadeh şaraba boğduğunu unutmayalım. Ayrıca Dionysos veya birçok insanın Bacchus olarak bildiği şarap tanrısı da bu topraklarda doğmuş.

Murfatlar üzüm bağları Dobruca’nın Romanya ile birleşmesi sonrasında kuruldu

Dobruca bölgesinin Romanya ile birleştiği dönemde nüfusun çoğu Müslümanlardan oluşuyordu. 1878 yılında Kuzey Dobruca’da 71.000 Tatar, 49.000 Türk, 47.000 Romen, 30.000 Bulgar vardı, diğerleri Yahudi, Rum, Rus ve Alman idi. Adının „Murfat’lar / Murfat’ın çocukları” olduğunu düşünürsek, Murfatlar’da çok sayıda Müslüman yaşadığını tahmin etmek zor değil. Dobruca’nın Romanya ile birleşmesi ve Osmanlı hakimiyet dönemi sonrasında Murfatlar’daki üzüm bağları dikildi. Birçok kişiye göre Müslümanlar alkol kullanmadıkları için üzüm bağlarına ilgi duymadılar. 1880 yılında Murfatlar’da yapılan ilk üzüm bağı Amerika’dan gelen „filoxera” böceği nedeniyle uzun ömürlü olmadı.

Kral II.Carol Murfatlar şaraplarına tutkundu

Kral II. Carol Denizcilik Günü vesilesiyle Köstence’de yapılan şarap tadımı sonrasında Murfatlar şaraplarına aşık oldu. O zamanlar Fransız şarapları modası vardı, Chardonnay, Pinot Noir, Pinot Gris ve Merlot, genelde tatlı ve aromalı şaraplar. Kral II.Carol Murfatla’da üretilen şarabı o kadar çok beğenmiş ki ”Burada bu kadar güzel şaraplarınız varken bana neden Avusturya eşkilerini getiriyorsunuz?” diyor sormuş. O zamanlar krala Almanya ve Avusturya’dan şaraplar getiriliyordu ancak daha sonra Murfatlar Şarap Fabrikası Kraliyet Sarayının remsi şarap sağlayıcısı olmuştur.

Murfatlar üzüm fidan çiftiliği nasıl Kraliyet ailesine geçti

1907 yılında Romanya Devleti „Pepiniera Murfatlar”, yani ilk deneysel üzüm fidan çiftliğini kurdu. Fidan çiftliği, 1886 yılında Avrupa’daki tüm üzüm bağlarını yok eden filoxera böceği saldırısından sonra kurulmuş. Daha sonra, üzümlerin dayanlıklılığını artırmak için karmaşık çeşitler üretilmiş.

1939 yılında Kral II.Carol fidan çiftiliğinin devletin mülkiyetinden kraliyet ailesine geçmesine karar vermiş. Murfatlar sakinleri „kraliyet bağı” olarak adlandırılan çiftlikte çalışmaktan şeref duymuşlardır. 1942 yılında üzüm bağları yeniden devlet mülkiyetine geçmiş ve araştırma merkezi kurulmuştur. Günümüzde Murfatlar, Kraliyet Sarayının resmi şarap sağlayıcısı değil.

Murfatlar Şarap Koleksiyonu’ndaki en pahalı şişe 600 lei

Murfatlar Şarap Fabrikası

Murfatlar Şarap Koleksiyonunda bulunan en eski şaraplar 1950 yılnda yapılmıştır. Romanya Halk Cumhuriyeti’nin komünist lider Constantin Parhon tarafından yönetildiği zamanlarda üretilen şarabı tatmak isteyenler, bir şişe Chardonnay veya Pinot Gris için 600 lei ödeyecekler. 60 yıldan daha eski şaraplardan söz ediyoruz. Şarap koleksiyonu çok çeşitli, 1950 yılından 2000 yılına kadar yapılan birçok şarabı kapsıyor. 1976, 1978 ve 1979 stoklarının tükendiğini öğrendik. Kolleksiyonun en ucuz şarabı, 2000 yılında üretilen ve fiyatı 83 lei olan bir Merlot’tur.

Murfatlar Araştırma Merkezi yeni tatlar üretiyor

Müdür Aurora Ranca’nın anlattıklarına göre Murfatlar’daki Araştırma Merkezi’nin kurulduğu zaman, 111 yıl önce, 7 hektar üzüm bağı ve fidanlıkları vardı. Bu alan bugün 160 hektar’a ulaştı. Son yıllarda maddi sıkıntılar geçirdiği doğru, ancak bir yıldan fazla bir süredir durum düzeldi.

Murfatlar şarap fabrikasının iftihar duyduğu iki ürün Colunma ve Mamaia şaraplarıdır. Columna beyaz, ekolojik, ilaçlanma yapılmayan bir toprakta yetişen üzümlerin elle toplanmmasıyla yapıldı. Mamaia adlı şarap 1993 yılında doğdu. Merlot, Băbească Neagră ve Muscat Ottonel çeşitlerinin karışımıyla elde edilen „rose” şaraptır.

Müdür Aurora Ranca’dan Fransız üzümlerinin iklim, güneş ve kireçli topraknedeniyle Murfatlar’da çok iyi tuttuklarını öğrendim. Üzümler çok şeker biriktiriyor, o nedenle tatlı ve yarı-tatlı şarapların üretimine geçildi. Kral II. Carol’un Murfatlar’daki tadımda ilk içtiği şarabı merak ediyorsanız, cevap Chardonnay’dir.

Share

Leave a Reply